Temmuz 2026’da Siber Tehditlerde Artış

13.09.2026

Üretken Yapay Zeka (GenAI) Kaynaklı Veri İfşası Yaygınlaşırken Fidye Yazılımı Saldırıları İkiye Katlandı
Öne çıkan bulgular;
Temmuz 2026'da kurum başına haftalık siber saldırı sayısı; Haziran ayına göre %3, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise %16 artışla 2.336'ya ulaştı.
Eğitim sektörü, kurum başına ortalama 4.848 haftalık saldırı ile en çok saldırıya uğrayan sektör olmaya devam etti.
Latin Amerika en yüksek bölgesel saldırı hacmini kaydederken, Avrupa yıllık bazda %18'lik artışla en keskin yükselişlerden birini yaşadı.
Üretken Yapay Zeka (GenAI) kullanımı yaygınlaşmaya devam etti; kurumlar ortalama 8 araç kullanırken, her 36 komuttan (prompt) biri hassas verilerin ifşa edilmesi açısından yüksek risk taşıyordu.
E-posta önemli bir giriş noktası olmaya devam etti; her 128 e-postadan biri oltalama (phishing) olarak sınıflandırılırken, %20'si istenmeyen veya riskli kategorilere girdi.
Fidye yazılımı faaliyetleri, bildirilen 964 kurban sayısı ile Haziran ayına göre %49, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise %87 oranında artış gösterdi.

Temmuz ayındaki siber tehdit ortamı, birçok cepheden gelen baskılarla şekillendi. Küresel siber saldırılar artmaya devam etti, fidye yazılımı faaliyetleri yılın başlarında görülen daha istikrarlı seyrin dışına çıktı ve çalışanların kurum genelinde daha fazla araç kullanıp daha fazla komut oluşturmasıyla birlikte GenAI kaynaklı veri ifşası riski daha belirgin bir operasyonel tehdit haline geldi.

Siber Saldırılar Tırmanmaya Devam Ediyor

Küresel saldırı eğrisi temmuz ayında da yükselişini sürdürdü. Kuruluşlar haftalık ortalama 2.336 siber saldırıyla karşılaştı; bu oran haziran ayına göre %3, Temmuz 2025'e göre ise %16 artış gösterdi. Aylık artış hazirandaki toparlanmaya kıyasla daha ılımlı kalsa da genel tablo netliğini koruyor: Kuruluş başına haftalık ortalama saldırı sayısı mayıs ayından bu yana %13,7 artarak durumun geçici bir sıçramadan ziyade süregelen bir baskı olduğunu ortaya koydu.

Eğitim En Çok Hedef Alınan Sektör Olmayı Sürdürüyor

Eğitim, kuruluş başına haftalık ortalama 4.848 saldırıyla (yıllık bazda %14 artış) en çok hedef alınan sektör olmayı sürdürdü. Kamu sektörü haftalık 3.044 saldırıyla (%11 artış) ikinci sırada yer alırken, bunu 2.927 saldırıyla (%6 artış) Telekomünikasyon izledi. Enerji ve Altyapı Hizmetleri 2.759 haftalık saldırıyla (%20 artış) dördüncü sıraya yükseldi; Konaklama, Seyahat ve Eğlence sektörü ise muhtemelen yaz tatili dönemindeki artan maruziyeti yansıtarak 2.614 saldırıyla (%28 artış) ilk beşe girdi.

Hacimde Latin Amerika Lider, Avrupa'da Sert Artış Görülüyor

Bölgesel olarak Latin Amerika, kuruluş başına haftalık ortalama 3.561 saldırıyla (Temmuz 2025'e göre %19 artış) en yüksek saldırı hacmiyle karşılaşmaya devam etti. Asya-Pasifik (APAC) haftalık 3.316 saldırıyla onu takip ederken, Afrika yıllık bazda %5'lik bir düşüşe rağmen üçüncü sırada yer aldı. Avrupa yıllık %18'lik saldırı artış oranıyla öne çıkarken, Kuzey Amerika'da bu oran %9 olarak gerçekleşti.

Üretken Yapay Zekâ Riski Teoriden Günlük İş Gerçeğine Dönüşüyor

Üretken yapay zekâ (GenAI) riski, günlük bir iş sorunu haline geliyor. Temel endişe yalnızca yapay zekâ araçlarının nasıl kullanıldığı değil; çalışanların müşteri kayıtlarından şirket içi belgelere, altyapı, hukuk, finans veya İK bilgilerine kadar bu araçlara neler girdiğidir. Temmuz ayı verileri bu maruziyetin ne kadar hızlı büyüyebileceğini gösteriyor:

  • Kurumsal ağlardan girilen her 36 komuttan (prompt) 1'i hassas veri sızıntısı açısından yüksek risk taşıyordu.
  • Üretken yapay zekâyı düzenli kullanan kuruluşların %88'i yüksek riskli komut faaliyetlerinden etkilendi.
  • Komutların %22'si potansiyel olarak hassas bilgiler içeriyordu.
  • Kuruluşlar ortalama 8 üretken yapay zekâ aracı kullandı; ortalama bir kullanıcı ise ay boyunca 95 komut üretti.

Kullanım oranının politikalardan, eğitimlerden ve denetimlerden daha hızlı ilerlemesi, üretken yapay zekâyı hem bir yönetişim hem de bir güvenlik sorunu haline getiriyor. Maruziyet en çok Latin Amerika ve Kuzey Amerika'da görülürken, Avrupa ve Asya-Pasifik küresel ortalamanın biraz altında kaldı. Sektörel bazda en yüksek risk Ticari Hizmetler ile Sağlık ve Medikal sektörlerinde kaydedildi; bunları Bilgi Teknolojileri ve Kamu takip etti.

Açığa çıkan bilgi türü de kritik önem taşıyor. Kişisel veriler, kuruluşların %70'inde görülerek en yaygın hassas veri kategorisi olmaya devam etti. Finansal Veriler ile Ağ ve BT Altyapısı %68'er oranla bunu izlerken, Yasal ve Düzenleyici içerikler %63, Çalışan ve İK verileri ise %62 oranında yer aldı. Bu durum tek bir ekiple, kullanım senaryosuyla veya belge türüyle sınırlı değil; kuruluşların her gün bel bağladığı temel bilgilerin tamamını kapsıyor.

E-posta, Siber Risk İçin Temel Giriş Noktası Olmayı Sürdürüyor

Daha yeni saldırı yüzeylerine odaklanılmasına rağmen, temmuz ayında e-posta yüksek hacimli bir risk kanalı olmaya devam etti. Her 128 e-postadan biri (%0,78) oltalama (phishing) olarak sınıflandırılırken, %20'si ise önemsiz posta (graymail), spam ve şüpheli iletiler gibi istenmeyen veya riskli kategorilere girdi; bu durum güvenlik ekiplerinin filtreleme ve inceleme yükünü artırdı.

Afrika, her 106 e-postadan birinin oltalama olarak sınıflandırılmasıyla en yüksek oltalama oranını kaydetti; onu her 117 e-postada bir ile Kuzey Amerika izledi. Bölgesel farklılıkların ötesinde bu eğilim, e-postanın kimlik bilgisi hırsızlığı ve kötü amaçlı yazılım dağıtımından kurumsal e-posta dolandırıcılığına (BEC) kadar daha geniş saldırı zincirleri için yaygın bir başlangıç noktası olma rolünü pekiştiriyor. Temmuz ayında bu tırmanış en çok fidye yazılımı faaliyetlerinde görüldü.

Fidye Yazılımları Rutini Bozuyor

* Bu fidye yazılımı verileri, kurban bilgilerini kamuoyuna ifşa eden çifte şantaj gruplarının işlettiği "ifşa sitelerinden" (shame sites) alınmıştır. Bu kaynaklar doğası gereği yanlılıklar barındırsa da fidye yazılımı tablosuna ilişkin değerli bilgiler sunmaktadır.

Temmuz ayındaki en belirgin değişim fidye yazılımlarında yaşandı. Bildirilen saldırı sayısı 964'e ulaşarak Temmuz 2025'e göre %87, hazirana göre ise %49 artış gösterdi. Bu durum, aylık fidye yazılımı faaliyetinin ortalama 672 olay civarında seyrettiği 2026'nın ilk yarısından kesin bir kopuşa işaret etti.

Artış geniş kapsamlıydı; birden fazla bölge ve sektöre yayıldı ancak Ticari Hizmetler, bildirilen kurbanların neredeyse üçte birini oluşturarak en çok etkilenen sektör olmaya devam etti.

Kuzey Amerika, bildirilen fidye yazılımı olaylarının %45'ini oluşturarak en çok etkilenen bölge olmayı sürdürdü. Avrupa %28 ile onu takip ederken, Asya-Pasifik %17'lik bir pay aldı.

Ülke düzeyinde ise Amerika Birleşik Devletleri, bildirilen saldırıların %39,4'ü ile kurban sayısında liderliğini korudu; onu Almanya, Kanada, Birleşik Krallık ve İtalya izledi.

Fidye Yazılımı Tablosu Değişirken The Gentlemen ve Qilin Öne Çıkıyor

The Gentlemen ve Qilin, temmuz ayında yayımlanan saldırıların her biri %14'ünden sorumlu olarak en yaygın fidye yazılımı grupları oldu. DeadLock ise %10 ve bildirilen 97 kurbanla ilk üçe girdi.

  • The Gentlemen: 2025'in ortalarında başlatılan ve hızla büyüyen bir Hizmet Olarak Fidye Yazılımı (RaaS) operasyonu. Grup, fidye yazılımı operasyonlarını ilk erişim simsarlığı (initial access brokering) ile birleştirerek kısa sürede hızla ölçeklenmeyi başardı.
  • Qilin: Kurban ifşaları 2022'ye kadar uzanan köklü bir RaaS grubu. Gelişmiş ortaklık (affiliate) modeli ve yenilenen üye toplama faaliyetleri, kurban listelerini artırmasına ve ivme kazanmasına yardımcı oldu.
  • DeadLock: İlk olarak Temmuz 2025'te gözlemlenen bir grup. Yasal uzaktan yönetim araçlarının kullanımının yanı sıra, komuta-kontrol proxy adreslerini değiştirmek için blokzincir tabanlı teknikler kullanmasıyla dikkat çekti.

Temmuz Ayı Bize Ne Gösteriyor?

Temmuz ayının tehdit ortamı, tek bir baskın riskten ziyade tehditlerin birikmesiyle tanımlandı. Küresel saldırılar yükselmeye devam etti, fidye yazılımları keskin bir ivme kazandı ve üretken yapay zekâ kaynaklı maruziyet rutin iş faaliyetlerinin bir parçası olarak daha görünür hale geldi. Güvenlik ekipleri için mesaj açık: Önleme faaliyeti tek bir katmanla veya tek bir tehdit kategorisiyle sınırlı kalamaz. Kuruluşların hassas verilerin ve saldırgan faaliyetlerinin nereye yöneleceğini anlayabilecek görünürlükle desteklenen; ağ, bulut, uç nokta, e-posta ve yapay zekâ kullanımını kapsayan koordineli bir korumaya ihtiyacı var.

İpek Naz Mert

Share